HAC NEDİR?:
Hac, belli bir zaman diliminde belli ibadetleri de içeren Kabe’ye yapılan bir ziyarettir.
HACCDAN KİM MESULDUR?:
Ali İmran-97: Orada apaçık ayetler vardır. Kim İbrahim’in makamına girerse güvende olur. İnsanlardan onun yoluna gücü yetenin, Beyt’i haccetmesi Allah içindir. Kim kafirlik ederse, doğrusu Allah alemlere ihtiyaç duymaz.
Bu ayetten Hacc vazifesini, ancak gücü yeten kulların yapabileceğini öğreniyoruz. Allah “gücü yetmek” deyimini açıklamamıştır kaldı ki açıklamasına da gerek yoktur.
Kişi hac ibadeti yapmak istiyor da yapamıyorsa; ya yaşlıdır, ya gidemeyecek kadar hastadır, ya maddi gücü yoktur veya özgür değil kısıtlıdır. Aklınıza gelen başka sebepler varsa siz de ekleyebilirsiniz.
Sonuçta bu nedenler, kişinin gücünün yetmesini ilgilendiren sorunlar olup gidip-gidememesini etkileyen faktörlerdir.
HAC İLK NE ZAMAN EMREDİLMİŞTİR?:
Hac-26: İbrahim’i eve yerleştirip; “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler ve kıyamdakiler ve rukudakiler secdedekiler için temiz tut!”
Hac-27: İnsanlar arasında haccı duyur. Dört bir yandan yaya ve her türlü binek vasıtasıyla sana gelsinler.
Hac, İbrahim nebi zamanından beri ifa edilen bir ibadettir.
HAC HANGİ AYLARDA YAPILIR?:
Bakara-197: Hacc, bilinen aylardır. Kim haccı o aylarda yaparsa, haccda cinsellik, fasıklık ve kavga yoktur. Yaptığınız her hayrı Allah bilir. Azık edinin. En hayırlı azık sakınmaktır. Ey idrak sahipleri, Benden sakının.
Ayet, haccın bilinen aylarda olduğunu söyler. Üstelik haccın tek bir ayda değil, “aylar” dediği için birden fazla ayda yapılabileceğini açıklar.
Yani haram ayların herhangi birisinde gidip hac ibadetini yapabilirsiniz.
Hac için Zilhicce ayını beklemenize gerek yok. Kur’andaki diğer haram aylarda umre masrafı ile üstelik sakince hac ibadetinizi yapabilirsiniz.
Bunun nasıl bir müjde olduğunun farkında mısınız?
Hac için yazılıp yıllarca bekleyenleri, beklerken sağlıklarını ve maddi imkanlarını kaybedenleri duymadınız mı hiç?
Üstelik imkanlarınız hala elinizdeyken, o kalabalığın oluşturduğu kaostan etkilenmeden, daha sakin bir zamanda ve hac masrafına göre daha az bir masrafla bu görevinizi yapabilirsiniz.
Allah kullarını darlamamış ama kullar kulları darlamakta birbirini aşmıştır.
Yani bu konu da mezheplerin tahribatından kurtulamamıştır.
Allah’ın beyanı bu kadar sade, açık ve net iken; ikna olmadım ben, alim kişilerim ne demişse onlarla amel edeceğim diyenlere hatırlatmam şu olur;
Ahzab-64-65-66-67-68: Allah kafirlere lanet etmiş ve onlara alevli bir ateş hazırlamıştır. Orada ebedi ölümsüzdürler. Bir koruyucu ve bir yardımcı da bulamayacaklar. Onların yüzleri ateşte çevrildiği gün diyecekler ki “Keşke biz Allah’a ve elçisine itaat etseydik.” Diyecekler ki “Rabbimiz! Biz büyüklerimize ve liderlerimize uyduk, onlar bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lanetle lanet et.
Ama ayetin konusu kafirlerdir, ne cüretle bize bu ayeti okuyabilirsin diyebilirsiniz.
Din, Allah’ın dinidir ve hükmü sadece Allah koyar. İşte delili;
Zümer-3: İyi biliniz ki, halis din Allah’ındır.
Yusuf-40: Hüküm yalnızca Allah’ındır,
Kehf-26: O, hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.
Nebiler, sadece kendilerine verilen kitaplardan hüküm çıkarabilir. O kitapta yer almayan
Hayır hüküm koyar diyenler, nebileri ve mezhep imamlarını, Allah’a hüküm vermede ortak eder.
Bize de ikaz etmek, ısrar halinde müşrikliğiniz hayırlı olsun demek düşer.
Peki Kur’ana göre müşrik kimdir? Allah’ın beyanı ile müşrik, kafirdir.
Siz müslümanca yaşadım ve öleceğim inşaallah derken, şirk batağında ölmüş olacaksınız.
Şirki, Mekkeli müşriklerin puta itaati sanan müslümanlar, heyhat.
Din gününde sadece ve sadece KUR’ANDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.
Din günündeki sorguda vereceğiniz cevap ne olacakmış bakalım;
Enam-23: Sonra onların “Allah’a yemin ederiz ki biz Rabbimize ortak koşanlar değildik.” demekten başka onların bahaneleri olmayacak.
Bir kez ama sadece bir kez olsun bu ayette;
“Kur’andaki hükümlerden sorguya çekileceksiniz diyor da neden peygamber hadislerindeki hükümlerden sorguya çekileceksiniz demiyor?” düşünüp akıl etmeyecek misiniz?