HAŞR-7: RİVAYETLERİN KUR’ANDAN REFERANS AYETİ DEĞİLDİR.

Bu yazımda nebimize, “Kur’anda yer almamış dini hüküm koyma yetkisi” verildiği iddiasına delil kabul edilen Haşr-7. ayetin konusunun tamamen farklı olup, sadece enfal olduğunu göreceksiniz. Maalesef ki Haşr-7. ayeti, “Hadis Rivayetlerinin” Kur’andan referansı ve delili olarak gösterenlerin sayısı hiç az değildir.  Peki gerçekten böyle mi ayetlere bakalım; Haşr-6: ” Allah’ın, onlardan Rasulune savaşmadan verdiklerine, siz … Devamını oku

HER VAHYEDEN ALLAH, HER VAHYEDİLEN ALLAH RASULU DEĞİLDİR.

Vahiy, kendinden kutsal bir kelime olmayıp, kelime anlamı olarak “gizli, hızlı ve işaretle bildirmek, fısıldamak, ilham etmek” anlamlarına sahiptir. Bu durumda her vahyeden Allah, her vahyedilen de Allah rasulu değildir. Terim olaraksa vahiy, Allah’ın yeni bir kitap ve şeriat indirmek istediğinde, kendi kelamını, hükümlerini ve iradesini yalnızca seçtiği rasullerine özel, kesin ve yanılmaz bir yolla … Devamını oku

BAKARA-97: “SENİN KALBİNE Mİ BENİM KALBİME Mİ?”

Bu yazımda Bakara-97. ayetin mealinde, ancak hassas bakışların dikkat ettiği bir detaydan bahsedeceğim. Soru: Bakara-97. ayette “De ki” ifadesinden dolayı, nebimizin başkalarına söyleyeceği sözlerin, Allah tarafından kendisine emredildiği beklentisine giriyoruz. Ama bu ayet, sanki nebimize hususi bir söz söylüyor gibidir. Nebimize hususi söz söylüyorsa, neden ayet metni “De ki” ile başlıyor? Cevap verelim; Allah her … Devamını oku

BAKARA-178: “DİYET, KISAS HUKUKUNUN BİR CÜZÜDÜR”

Bu yazımızda; Kısasın şu zamana kadar eksik tanımlandığı, Kısasın zihinlerde şekillenenin aksine sadece idam olmadığı, Diyetin da kısas hukukunun bir cüzü olduğu, Kısasta can eşitliği varken, neden canlar arasında diyet farkı olduğu üzerine olacak. Önce kısas ile ilgili bize rehber olacak ayetlere bakalım; Dünyada da ahirette suçun şahsiliği söz konusudur: Din gününde suçun şahsiliğini; Kasas-84: … Devamını oku

BAKARA-73’TEN 2 ZAMİR ÇIKARIP, 1 KELİME EKLEYEREK İNKAR VE İNKARIN KIVANCI

Bu yazıyı okuduğunuzda sayın Güzin Göksu’nun; 1-Bakara-73. ayet metnine yaptığı 2 eksiltme ve 1 eklemeyle oluşturduğu yeni meal ile, Allah’ın yarattığı olağanüstü olayı nasıl inkar ettirip bundan kıvanç duyduğunu, 2- Ayet metnine fazladan kelime eklemeyi kendisi yaptığı halde, doğru meal edenleri kelime eklemekle suçlayarak nasıl psikolojik bir yansıtma yaptığını, 3-Bakara-74. ayet meali ile, cansız varlıkların … Devamını oku

“RACİYM” KOVULMUŞ DEMEKTİR, ŞEYTAN VE TEVHİD..

Şu sıralar euzubesmele üzerinde tartışmalar yaşandığını ben de duymuş oldum. “raciym” kelimesi üzerinden, birilerinin eksik bilgi ile gündem oluşturması ve onda sanki yanlış veya çelişki varmış gibi takdim etmesi muhatabın ya bilgi eksikliğini ya da kastını ortaya serer. İnceleyelim; “Raciym” (الرَّج۪يمِ) kelimesi, “Feil” (فَع۪يل) veznindedir. Arapça’da bu veznin en büyük özelliği “Sıfat-ı Müşebbehe” veya “Mübalağalı … Devamını oku

CEZALANDIRMADA “KIST”, MÜKAFATLANDIRMADA “KAT KAT”

Kıst, adaletin alt kümesidir. Dünya yaşamına bakan anlamı ile “kıst”; paylaşım, miras, ticaret ve hukuk gibi “somut ölçü” gerektiren alanlarda kullanılır. Kur’anda terazi ve ölçü birimleri anlatılırken genelde bu kelime tercih edilir. Adalet ise sadece insanlar arasındaki davaları değil, kainattaki tüm dengeyi ifade eden genel kavramdır. Kıst, bir bütünün parçalara ayrılmasında her hak sahibinin “payını” … Devamını oku

“DÜNYA” YAŞADIĞIMIZ HAYATTIR, EŞ ANLAMLISI “ULA” KELİMESİDİR.

KUR’ANDAN EŞ ANLAMLI KELİMELERE BİR ÖRNEK DAHA; “Dünya(دُنْيَا)” kelimesi, “Edna(أَدْنَى)” kelimesinin dişil halidir ve edna(أَدْنَى)kelimesinin tüm anlamlarına sahiptir. “Edna” kelimesinin anlamları; (1) daha yakın ve en yakın (2) önceki, ilk ve en başta gelen; (3) daha ve en elverişli, makul veya uygun (4) sayı veya miktar olarak daha az ve en az; (5) daha kötü; … Devamını oku

MUHAMMED NEBİYE VERİLEN TEK MUCİZE “KUR’ANDIR”. ANLATILAN TÜM MUCİZELER, NEBİLERİ YARIŞTIRARAK DİNİ İFSAD ETMEKTİR

Kur’anda kelime olarak yer almayan ama bizlerin mucize olarak isimlendirdiğimiz olaylar, ancak Allah’ın yarattığı delil nitelikli özel olaylardır. Ankebut-50: “Ona Rabbinden mucizeler indirilmeli” dediler. De ki “Mucizeler yalnızca Allah’ın katındadır. Ben ise yalnızca apaçık bir uyarıcıyım”. Kitap ehli ve müşrikler ona iman etmek için, Allah rasulu Muhammed nebiden sürekli mucize istemekteydiler. Kaldı ki Kur’anda bizzat Musa … Devamını oku

BAKARA-184: “O RUHSATI KULLANAN” FİDYE VERİR, DİĞERLERİ DEĞİL

Fidye: Dini bir terim olarak; çeşitli ibadetlerin yerine getirilememesi halinde ödenmesi gereken mali bedel anlamına sahiptir. İlgili ayeti inceleyelim; Bakara-184: “Sizden hasta veya yolcu olan kimselere ise bekleme süresince diğer günlere yazıldı. Oruca dayanabilecek kimselere bir yoksulu doyuracak kadar fidye yazıldı. Kim hayrı içinden gelerek yaparsa kendi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin … Devamını oku