CUMA NAMAZI DEĞİL, NAMAZ VAKTİNDE CUMA GÜNÜ TOPLANTISI

Her salat, namaz değildir. Çünkü Kur’anda namaz, sadece Es-salat olarak ifade edilir. Cuma-9. ayette es-salat yer aldığından namazdan bahsedildiği muhakkaktır fakat bu namaz, Cuma Namazı isimli özel bir namaz değil her gün kılınan “Vusta(orta) namazıdır.” Cuma suresinin ilgili ayetindeki “Namaz” ve “Cuma günü” yan yana getirilerek, “Cuma Namazı”nın varlığı öne sürülmüştür. Ayetleri inceleyelim; Cuma-9: “Ey inananlar! … Devamını oku

HİKMET SÜNNET DEĞİL KUR’ANDAN BİR PARÇASIDIR

EHLİ SÜNNET, HADİSLERE İMANI FARZ KABUL EDER: Ehli sünnet “Sünnete/Hadise iman etmek farzdır” şeklinde kabule sahiptir ve Kur’andan iki delil sunar.      1.DELİL: KUR’ANDAKİ HİKMET AYETLERİDİR: Ehli sünnet “Hikmet” kelimesini Kur’andan ayırarak, hikmet ayetlerini nebinin hadislerine delil olarak kabul etmiştir. İmam Şafii’ye göre “hikmet ayetleri” ilk delildir. Bazı kabulleri aşağıdadır;  “Hikmet, Allah Rasulunun sünnetidir.”  “Allah’ın … Devamını oku

HÜKÜM KAYNAĞI KUR’ANDIR. GAYRİ METLUV VAHİY İLE KUR’ANDA OLMAYAN DİNİ HÜKÜM VERİLEMEZ

Ehli sünnetin delil kabul ettiği ayetlerden ikisi aşağıdaki ayetlerdir; Necm-2: ” Arkadaşınız yanılmadı ve azmadı.” Necm-3-4: “O, heva ile konuşmaz. O, sadece kendisine vahyedilendir.” Bu noktada vahyin ne olduğu bilmek çok önemlidir. Lügat anlamları “esin; ilham; telkin; fısıldama” iken dini terminolojide vahiy, Allah’tan Cebrail aracılığı ile nebiye indirilen her sözdür. Metluv; “okunup aktarılan” anlamına sahiptir. Metluv … Devamını oku

KUR’ANA ABDESTSİZ DOKUNMAK HARAM DEĞİLDİR -VAKIA 79. AYET-

Vakıa-79: “Ona ARINDIRILMIŞ olanlardan başkası DOKUNAMAZ.“ Vakıa-78. ve Vakıa-80. ayetlere göre; Vahiy, görevli melek/meleklerin dokunabileceği veya erişebileceği Kitap’ta mevcutken, oradan alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. Ayette görevli meleklerin dokunabileceği saklı Kitapsa, Allah’ın katındaki Levh-i Mahfuz’dur. Müşriklerin iddiası; “Vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftiraydı. Bunun üzerine … Devamını oku

İMAN-İSLAM ve MÜMİN-MÜSLÜMAN(=MÜSLİM) İLİŞKİSİ

Kur’an göre; “MÜMİN” ve “MÜSLÜMAN” arasında fark olduğu gibi “İMAN” ile “İSLAM” arasında da fark vardır. Terim olarak kelimelerin farklılığı, anlamın da farklılığına işaret eder. En çok yapılan hata; ince nüanslarla birbirinden ayrılan kelimelerin eş anlamlıymış gibi kullanılmalarıdır. Öncelikle “İMAN” VE “İSLAM” terimlerini inceleyelim. Aslında bu iki terim birbirinden farklı ve kopuk değil birbirini tamamlayan … Devamını oku

ÇARPITILAN AYET ARAF-157: “RASUL TEMİZ ŞEYLERİ HELAL, PİS ŞEYLERİ HARAM KILAR”

Öncelikle ayeti başındaki kısımla birlikte okuyalım. Araf-157: “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, ümmi nebiye tabi olurlar. O ki,  onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder, onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar. Onların üzerlerindeki ağırlıkları ve prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve … Devamını oku

DİN GÜNÜ ALLAH HARİÇ KİMSENİN ŞEFAATİ YOKTUR

Oldukça uzun  bir yazı olması nedeniyle, konu başlıklarını vererek anlaşılmasını kolaylaştırmak isterken, gözümden kaçırdığım ayetler olmuş ise hatırlatmanızı rica ediyorum. 1- ŞEFAAT ANLAYIŞI ve TÜRLERİ;              a- Müşrik Şefaat İnancına Kısa Bir Bakış;              b- Şefaat Ayetleri İkiye Ayrılır;             … Devamını oku

MAKAM-I MAHMUD (Övülmüş Makam), ŞEFAAT-I UZMA (En Büyük Aracılık) DEĞİLDİR

Şefaat konusunu detaylı olarak inceleyeceğiz. Bu sebeple Muhammed nebinin sahip olduğu Şefaat-ı Uzma’nın yani en büyük aracı olduğuna dair kabul edilen şefaat inancının, Kur’anda  Makam-ı Mahmud olarak anılmadığını , Makam-ı Mahmud’un bambaşka bir konuya işaret ettiğini ayetlerle izah edelim. Duyduğunuz “Şefaat”, dünyada işlenen bazı günahların ahirette cezalandırılmasından vazgeçilmesi için dua ederek talepte bulunmak, şefaatin gerçekleşmesi … Devamını oku

KUTSAL KİTAPLARIN TAHRİF EDİLDİĞİNİN BAZI DELİLLERİ

Bahse konu tahrif farklı şekillerde yapılır. Örneğin; Mesajın zarfı olan sözü değiştirmek, bozmak yani farklı bir kelime kullanmak ile. Kelime/cümle eksiltme veya ekleme yapmak ile. Kelime veya cümlenin aslının muhafaza edildiği durumlarda, tevil (anlam giydirme) ederek mesajın anlamını farklılaştırmak/çarpıtmak ile. Kutsal Kitabın tahrife uğrayıp-uğramadığı, eldeki en eski kitapla şuan mevcut olanlar arasındaki METİN MUKAYESESİ ile … Devamını oku

ALLAH HEM AÇIKLAR HEM BEYAN EDER FAKAT RASULSADECE BEYAN EDER

Beyan kelimesinden hareketle, Kur’anın açıklanmaya muhtaç bir kitap olduğu ve açıklayıcısının da nebinin sünneti olduğunu iddia edenlerin sayısı hiçte az değildir. Beyan etmek; ilan etmek, bildirmek, ileri sürmek söylemek, anlatmak vb anlamlarına sahiptir. Açıklamak; bir konuyla ilgili açıklayıcı, gerekli ve aydınlatıcı bilgi vermek; izah etmek, açığa vurmak, göstermek, yorumlamak vb anlamlara gelir. Açıklamak ve beyan … Devamını oku