KUR’ANDA HAC NASIL VE HANGİ AYLARDA YAPILIR?

HAC NEDİR?

Hac, belli bir zaman diliminde, belli ritüel ibadetleri içeren Kabe’ye yapılan bir ziyarettir.

HACDAN KİM MESULDUR?

Hac görevinden “sadece gücü yetenler” mesuldür.

Ali İmran-97:” Orada apaçık ayetler vardır. Kim İbrahim’in makamına girerse güvende olur. İnsanlardan onun yoluna gücü yetenin, Beyt’i haccetmesi Allah içindir. Kim nankörlük ederse, doğrusu Allah alemlere ihtiyaç duymaz.”

Bu ayetten Hacc vazifesini, ancak gücü yeten kimselerin yapabileceğini öğreniyoruz. Allah “gücü yetmek” deyimini açıklamamıştır kaldı ki açıklamasına da gerek yoktur.

Kişinin gücü yetmiyorsa; yaşlı veya gidemeyecek kadar hasta veya engelli, maddi gücü yetersiz veya özgür değil kısıtlı olabilir.

Sonuçta bu nedenler, kişinin gücünün yetmesini ilgilendiren sorunlar olup gidip-gidememesini etkileyen faktörlerdir.

HAC İLK NE ZAMAN EMREDİLMİŞTİR?:

Hac-26: “İbrahim için evin yerini hazırladık. “Bana hiçbir şeyi ortak koşma. Evimi tavaf edenler, kıyam ve rüku, secde edenler için temiz tut!”

Hac-27: “İnsanlar arasında haccı duyur. Yaya ve dört bir yandan gelen her türlü binek ile sana gelecekler.”

Hac, en net şekilde İbrahim nebi zamanından beri ifa edilen bir ibadettir.

HAC HANGİ AYLARDA YAPILIR?:

Bakara-197: “Hacc, bilinen aylardır. Kim haccı o aylarda yaparsa, haccda cinsellik, günah işlemek ve kavga etmek yoktur...”

Ayet, haccın bilinen aylarda olduğunu söyler. Üstelik haccın tek bir ayda değil, “aylar” dediği için birden fazla ayda yapılabileceğini açıklar.

Yani haram ayların herhangi birisinde gidip hac ibadetini yapabilirsiniz. Bu; mutlaka Zilhicce ayını ve Zilhicce ayının 8-9-10. günlerini beklemek zorunda olmadığınız anlamına gelir.

Bunun nasıl bir müjde olduğunun farkında mısınız?

Hac için yazılıp yıllarca bekleyenleri, beklerken sağlıklarını ve maddi imkanlarını kaybedenleri duymadınız mı?

Bu ayete göre hac için sıraya girmenize veya beklemenize gerek yok. Haram aylar içinde umre ücretiyle  giderek haccınızı yapıp dönebilirsiniz.

Allah kullarını darlamamış ama kullar kulları darlamakta birbirini geçmiştir.

Bu konu da mezheplerin tahribatından kurtulamamıştır.

Allah, Kasas-85. ayet ile Allah rasulu Muhammed nebiye “sadece Kur’anı farz kılmıştır.” Bu durumda nebi, Kur’andaki hükümleri uygulamış ve uygulatmıştır. Özellikle farz ibadetlerle ilgili Kur’anın içinde olmayan bir tane bile hüküm koymamıştır.

Hayır hüküm koyabilir diyenler, nebileri ve mezhep imamlarını Allah’a ortak edip müşrik durumuna düşer. Kur’anda müşrik, kafir olarak tanımlanır. Bize düşen görev sadece ikaz etmektir.

Şirki, sadece Mekkeli müşriklerin puta tapınması olarak bilen müslümanlar büyük yanılgıdadır.

Çünkü din gününde sadece ve sadece Kur’andan sorguya çekileceksiniz.

HARAM AYLARIN SAYISI KAÇTIR?

Tevbe-36: “Allah’ın katında ayların sayısı on ikidir. Gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın yasasında, o aylardan dördü haramdır..”

Gördüğünüz üzere haram ayların sayısı 4 tam aydır. Yani bir kısmı bu ayın diğer kısmı sonraki ayın içinde olmaz.

HARAM AYLAR AYRIK MI YOKSA BİTİŞİK MİDİR?

Tevbe-1-2: “Allah ve rasulünden, antlaşma yaptığınız o müşriklere bir muafiyettir. Yeryüzünde 4 ay dolaşın ve bilin ki siz Allah’tan kaçabilecek değilsiniz. Allah, kafirleri rezil edecek.”

Tevbe-36: “Allah’ın katında ayların sayısı on ikidir. Gökleri ve yeri yarattığı zaman Allah’ın yasasında, onların dördü haramdır…

Tevbe-1-2. ayetleri ile ilgili diğer ayetlerde, haram aylar arasında boşluk verileceğine dair herhangi bir işaret olmadığı için onların arka arkaya gelen 4 ay olduğunu anlıyoruz.

Tevbe-36. ayetten ise bir haram ayın, diğer aylar gibi başı ve sonu ile tam bir ay olduğunu anlarız. Yani bir kısmı bu ayın içinde diğer kısmı sonraki ayın içinde olamaz. Bu durumda haram aylar 4 ay olmasına rağmen 5 ayın içine sarkmış olur.

HARAM AYLAR HANGİ AYLARDIR?

Öncelikle Hicri ayları öğrenelim;

1) Muharrem 2) Safer 3) Rebiulevvel 4) Rebiulahir 5) Cemaziyelevvel 6) Cemaziyelahir

7) Receb 8) Şaban 9) Ramazan 10) Şevval 11) Zilkade 12) Zilhicce  

Tevbe-1-2: “Allah ve rasulünden, antlaşma yaptığınız o müşriklere bir muafiyettir. Yeryüzünde 4 ay dolaşın ve bilin ki siz Allah’tan kaçabilecek değilsiniz. Allah, kafirleri rezil edecek.”

Tevbe-3:Hacc-ı ekber gününde, Allah ve rasulünden bütün insanlara bir duyurudur. Allah ve rasulu, müşriklerden uzaktır. Tövbe etmeniz sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz bilin ki, Allah’tan kaçabilecek değilsiniz. İnkar edenleri, elim bir azap ile müjdele!”

Tevbe-5:Haram aylar çıktığında tüm gözetleme yerlerinde onlar için pusuya yatın, onları kuşatın, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde müşrikleri öldürün.”

Bu ayetler arasındaki ilişkiyi net görebildiğimizde haram ayların hangileri olduğu bilgisine, Kur’ana göre öğrenmiş olacağız.

Allah rasulu, anlaşma yaptıkları müşriklere 4 ay süre verdiğine göre bu süre, o süre 4 ayın ilk günü başlamalıdır. Eğer bu sürenin başlangıcı haram ayların ilk günü olmazsa; haram günlerin sonuncusu, sonraki aya sarkacak ve haram günler 5 aya dağılmış olacaktır. Fakat Allah, haram ayların sayısını 4 ile sınırladığı için bu mümkün değildir. Çünkü haram aylar hem tam ay hem de kesintisizdir.

Tevbe-1-2. ayetlerdeki müşriklere muafiyet tanınmasının Tevbe-3. Ayette bunun Hac ile ilişkilendirilmesi, Haccın haram aylarda yapıldığının göstergesidir.  Bu haram ay, tarihi kaynaklarda Zilhicce olarak bahsedilmiştir.

Bu durumda “Zilhicce” ilk ay olursa diğer haram aylar; Zilhicce’yi kesintisiz takip eden “Muharrem, Safer ve Rebiulevvel” aylarıdır.

Bu aylar, genel kabul gören hac aylarından farklıdır. Kur’an bu haram ayların farklı olduğu bilgisini bize vermiştir. Bu bilgiyi Bakara-194. ayetten görürüz;

Bakara-194: Her haram ay, her haram aya karşılıktır. Dokunulmazlıklar da karşılıklıdır. Kim size saldırırsa, siz de ona aynen size saldırdığı gibi saldırın, Allah’tan sakının ve Allah’ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.

Bu ayette bir mukayese söz konusudur. Ayette yer alan haram ayların ve dokunulmazlıkların karşılıklı olduğu cümleleri, iki tarafın kabul ettiği haram ayların birbirinden farklı olduğu bilgisini vermektedir.

Ayet bize, müslümanlara bildirilmiş olan haram aylar ile Arap cahiliyesinin kabul ettiği haram ayların birbirinden farklı olduğunu, iki tarafın da bu farklı haram aylara ve dokunulmazlıklara karşılıklı riayet etmesi gerektiğini, eğer onlar dikkat etmeyipte saldırırlarsa müslümanların da aynı şekilde cevap vermeleri gerektiğini bildirmektedir.

  • Cahiliye devri Araplarına göre haram aylar; Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb ayları iken,
  • Diyanete göre haram aylar; Şevval, Zilkade, Zilhicce, Muharrem aylarıdır.
  • Oysa Kur’anda haram aylar; Zilhicce, Muharrem, Safer, Rebiulevvel aylarıdır.

Mevdudi, Kur’anda 2 farklı haram ay olduğunu fark etmiş ve Tevbe-5. ayetteki haram aylar hakkında farklı bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır.

Tefhimü’l Kur’an isimli tefsirinde “Buradaki” haram aylar” tabiri ile “hacc” veya “umre” ibadetlerinin yapılabilmesi için savaşın yasaklandığı dört ay değil, aksine ikinci ayetle müşrikler için mühlet olarak garanti altına alınan ve müslümanlar için müşriklere herhangi bir hücumun yasaklandığı dört ay kastedilmektedir.” izahını yapmıştır. Oysa Mevdudi; Allah’ın katındaki yaratılıştan beri belirli olan haram 4 ay ile haccın bu 4 ay içinde yapılacağı ayetlerini, özele indirgemiş ve bir savaş için verilmiş bir süre olarak izah etmeye çalışmıştır.

Bunun sebebi, geleneğin kabul ettiği haram aylar ile Kur’andaki haram ayların farklı olduğunu fark etmesidir. Kendisinin devam eden izahına göre;  haram aylar Zilhicce ayının ortalarında başlayıp kesintisiz Muharrem, Safer ve Rebiüüvvel aylarını da içine alıp mecburen Rebiülahir olmak üzere 5 aya sarkmaktadır.

Oysa Mevdudi yeni anlam vermek yerine demesi gereken şu idi: “Kur’andaki haram aylar, Zilhicce ile başlayan 4 tam aydır. Bunlar da Zilhicce, Muharrem, Safer, Rebiulevvel aylarıdır.”

Bu durumda İslam tarihi kaynaklarında bu ültimatomun verildiği gün Zilhicce’nin 10. günü olarak ifade edilse de 4 tam ay olması gerektiği için ancak 1. günü verilmiş olmalıdır. Bu durumda Tevbe-3. ayete göre Hacc-ı Ekber, haram ayların başlangıcı olan Zilhicce ayının ilk günüdür.  Bu da “Büyük hac günü” yani hac aylarının başladığı gündür. Yoksa haccın yapıldığı gün değildir. Zaten haccın yapıldığı gün olamaz. Çünkü hac en az 2 gün içinde yapılır, tek bir günde değil.

Eğer bu aylar Hac ayları değilse yani Mevdudi’nin dediği gibi sadece bir savaş için müşriklere verilmiş bir süre ise şu soruya cevap verilmelidir. Bu aylar hac ile ilgisiz aylar ise, neden hac görevi bu aylarda yapılır? Müslüman aklını kullanmakla mesuldür ve bu soru cevaplanmalıdır.

Peki tarihi kaynaklardaki bilgiler neden farklı?

Cevabım; elbette içlerinde doğru bilgiler mevcuttur. Ama Allah rasulu Muhammed nebinin birçok sözü dahi değiştirilmişken ve onun adına birçok rivayet uydurulmuşken, tarihi kayıtların Kur’an ile uyumsuz olması en azından benim için şaşırtıcı değildir.

Diyanetin 12.07.2017 tarihli fetvası aşağıdadır;

Bu fetvaya göre Hac ayları; “Şevval, Zilkade” aylarının tamamı ve “Zilhicce” ayının ilk 10 günüdür  ve Hac görevinin sadece Zilhicce ayının 9. ve10. günlerinde yapılmasıyla tamamlanacağı ilan edilmiştir.

AMA NEBİ SADECE ZİLHİCCE AYINDA HAC YAPTI:

Mezhepler, nebinin Zilhicce ayında ve birkaç gün içinde Hac yapmasından sebep, bu ayı hac ayı olarak sabitlemişlerdir. Nebi yaşarken sadece 1 kez Hac yapmış o da Zilhicce ayı içinde gerçekleşmiştir. Doğrudur ama Muhammed nebinin Zilhicce içinde Hac yapması, sadece bu ayda bu günlerde farz olduğu anlamına gelmez.

Çünkü Bakara-197. ayete göre Hac, bilinen aylardadır. Ve Allah, haccı 4 ay içine yaymıştır.

HARAM AYLARIN YERİNİ DEĞİŞTİRMEK KÜFÜRDE İLERİ GİTMEKTİR:

Tevbe-37: Haram ayları ertelemek ancak küfürde ileri gitmektir. Onu, ancak inkar edenler saptırır. Allah’ın haram kıldığı sayıyla uyum sağlamak için haram ayı bir yıl helal sayıp bir yıl haram sayarak Allah’ın haram kıldığını helal kılarlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine güzel gösterildi. Allah kafirler toplumunu doğru yola ulaştırmaz.

Bu geciktirme(=nesi); haram aylar arasına, olmayan bir ay ekleyerek, sonraki haram ayları bir ay ötelemek ve istedikleri zamana denk getirmek olan nesi uygulaması, gördüğünüz üzere küfürde ileri gitmek olarak tanımlanmıştır.

Nesi küfürde ileri gitmek olarak tanımlanmışsa, haram ayları birbirinden ayırmak ve haram ayların isimlerini de değiştirmekte bu ayetin hükmüne dahil olmalıdır. Çünkü 2’si hariç diğer 2 ay helalken haram, haramken helal kabul edilmiştir.

HAC KAÇ GÜN İÇİNDE TAMAMLANIR?:

Bakara-203: Sayılı günlerde Allah’ı anın. Kim 2 gün içinde hızlıca yaparsa ona günah yoktur. Kim sonraya bırakırsa, sakınan kimse için ona da günah yoktur. Allah’tan sakının ve O’nun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Hac görevi; haram olan 4 ay içerisinde en az 2 gün içinde tamamlanır. Daha uzun süre de tamamlanabilir.

HAC NASIL YAPILIR?:

1- İHRAMA GİRİLİR:

Hac ibadetine niyet ederek başlayan kişiye, ayetlerde yazılı yasaklar artık başlamış olur.

Bu yasaklardan bir kısmı normal şartlarda helal eylemlerdir. Örneğin; evli çiftlere helal olan cinsellik, helal olan kara avı ve saç tıraşı gibi. Buna ilave kavga ve günah işlemek yasaklanmıştır.

Tekili haram olan kelimenin çoğulu ehramdır.

Hacda dikkat edilmesi belirtilen bu hususlara uymaya “ehram”, dilimizde “ihram” denir.

Hacının ihramda olması demek, hac süresince belirtilen bu yasakları gözetmesi demektir.

İhramlı olmak yani yasaklı olmak elbise giymek değil değildir.  İhram olarak bilinen elbiseyi giymek gelenek olmuşsa da farz olmadığı bilinmelidir. Kişi normal kıyafetleri ile hac görevini yapabilir.

İhram yasaklarına bakalım;

Bakara-197: “Hacc, bilinen aylardır. Kim haccı o aylarda yaparsa, haccda cinsellik, günah işlemek ve kavga etmek yoktur. Hayr olarak yaptığınız her şeyi Allah bilir. Azık edinin. En hayırlı azık sakınmaktır. Ey idrak sahipleri! Benden sakının.

Maide-95: Ey iman edenler, ihramlıyken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse cezası; içinizden adalet sahibi iki kişinin kararıyla, hayvanlardan öldürdüğü hayvana denk Kabe’ye varacak bir hediye veya yoksulları yedirme kefareti ya da onun dengi oruçtur ki işinin vebalini tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Ama kim yeniden yaparsa, Allah ondan intikamını alır. Allah Azizdir, intikam sahibidir. 

2- ARAFAT’A ÇIKILIR:

  1. Arafat’a çıkılır,
  2. Arafat’ta Allah’tan bağışlanma dilenir.
  3. Namazlar kılınır.
  4. Arafat Vakfesi ve duası yapılır.

Ayetlerle inceleyelim;

1.Bakara-198: “Rabbinizin lütfundan kazancınızı aramanızda sizin için günah yoktur. Arafat’tan akın ettikten sonra…”

Ayetinin beyanı ile önce Arafat’a çıkılır. Arafat’ta ne yapılır?

2.Bakara-199: “Sonra, Allah’tan bağışlanma dileyerek insanların akın ettiği yerden siz de akın. Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir.”

Ayetinin beyanı insanların akın ettiği yer, Arafat’tır ve orada Allah’tan bağışlanma dilenir.

3.Arafat’ta namazlar kılınır. İlginç ki öğle ve ikindi namazları öğle vaktinde birleştirilerek Cem-i Takdim ile kılınır. Kur’ana göre ise bu aralıkta zaten tek vakit namaz kılınır. Cem ile Kur’anın emri yerine getirilmiş olur.

4.Vakfe; sözlükte “durmak, ayakta durmak, bir yerde beklemek” anlamındadır. Aslında Arafat’ta geçirilen sürenin tamamı Arafat Vakfesidir. Orada sürekli bağışlanma dilemek için dua etmek ve kabulünü istemek ise Arafat Vakfesi duasıdır.

3- MÜZDELİFEYE GEÇİLİR:

  1. Müzdelifeye geçilir,
  2. Allah anılır.
  3. Kesinlikle batıl olan şeytan taşlama yapılmaz,
  4. Namazlar kılınır,
  5. Müzdelife Vakfesi yapılır.
  6. Mina’ya gidilip büyük şeytan taşlaması yapılmaz.

Ayetlerle inceleyelim;

1.Bakara-198:Arafat’tan aktıktan sonra Meş‘ar-i Haram’da (Müzdelife’de) size gösterdiği gibi Allah’ı anın. Siz ondan önce sapkınlardandınız.”

Ayetinin beyanı ile önce Arafat’tan sonra Müzdelife’ye geçilir. 

2.Müzdelife ne yapılır?

Bakara-198: Rabbinizin lütfundan kazancınızı aramanızda sizin için günah yoktur. Arafat’tan akın ettikten sonra Meş‘ar-i Haram’da (Müzdelife’de) size gösterdiği gibi Allah’ı anın. Siz daha önce sapıtmışlardınız.

Ayetinin beyanı ile Allah, Allah’ın gösterdiği gibi anılır. Allah’ın gösterdiği ise namaz kılarak gösterdiği şekilde dualar etmektir. Bunlar; “Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur, Hamd Allah’a aittir, Allah her şeye gücü yetendir, Senin hiçbir ortağın yoktur, Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver, bizi cehennem azabından koru” gibi ayetlerdir.

3.Kur’anda yer almayan ve batıl olan şeytan taşlama işi yapılmaz.

4.Akşam ve yatsı namazları yatsı vaktinde birleştirilerek  Müzdelife’de Cem-i Te’hir ile kılınır. İlginç ki akşam ve yatsı namazları birleştirilerek Cem-i Takdim ile kılınır. Kur’ana göre ise bu aralıkta zaten tek vakit namaz kılınır. Cem ile Kur’anın emri yerine getirilmiş olur.

5.Müzdelife Vakfesi yapılır. Vakfe; sözlükte “durmak, ayakta durmak, bir yerde beklemek” anlamındadır. Aslında Müzdelife’de geçirilen sürenin tamamı, Müzdelife Vakfesidir ve çokça Allah anılır.

6.Mina’ya giderek Kur’anda yer almayan ve batıl olan büyük şeytan taşlaması yapılmaz.

4-KURBAN KESİLİR:

Hac-28: Kendilerine ait faydalarına şahit olmaları için sağlıklı olan hayvanlardan rızık olarak verdiklerinin üzerine belli günlerde Allah’ın ismini anarlar. Onlardan yiyin ve sıkıntı içindeki fakire yedirin.

Belli günlerden kasıt, Zilhicce ayının 8,9 ve 10. günleri değil, Arafat ve Müzdelife vakfelerinden sonraki günlerdir.

5- TEMİZLİK, ADAK VE KABE’Yİ TAVAF:

Hac-29: Sonra kirlerini giderir, adaklarını yerine getirir ve Beyt-i Atik’i (Kabe)tavaf ederler.

Bu ayetin emirleri sırasıyla yetine getirilir. İnsanlardan kimisi farz olan kurbanın dışında özel bir sebeple hususi adak adamışlarsa onları da yerine getirmeleri istenir.

Ziyaret Tavafından sonra ise bütün ihram yasakları sona ermiştir.

6-SA’Y:

Bakara-158: Safa ile Merve Allah’ın işaretlerdendir. Kim Beyti hacceder veya umre yaparsa, ikisini de tavaf etmesinde bir günah yoktur. Kim hayrı içinden gelerek yaparsa, Allah karşılığını verendir, bilendir.

Safa ve Merve arasında gidip gelmek farz değildir. Allah, kişinin isteğine bırakmıştır. 

Safa ve Merve arasında gidip gelmek yani, tavaf farz değildir. Allah, kişinin isteğine bırakmıştır. Günah yoktur demesinin nedeni, önceden bu tepelerde İsaf ve Naile putlarının olması ve müşriklerin bu 2 tepe arasında sa’y yapmalarıydı. Allah, bir uygulamanın önceden müşriklerin yani kafirlerin uygulaması olmasını önemsemeyip, niyeti öne çıkararak helal kılmıştır.

7-VEDA TAVAFI:

Farz değildir. Mekke’den ayrılmadan önce Beyt son kez tavaf edilir.

HAC YASAKLARINI İHLALİN CEZASI NEDİR?

Kişinin ihramlı yani yasaklı olması demek, hac ve umre süresince kişinin, Allah’ın emri olan yasaklara uyacağına dair en baştan yemin vermiş olduğundan, yemin bozmanın kefaretleri dikkate alınır.

Maide-89: “Bunun kefareti ise, ailenize yedirdiğiniz yemeğin orta hallisinden on fakire yedirmek veya on fakiri giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Bulamayan kişi de üç gün oruçtur. Yemin ettiğiniz zaman, yeminlerinizin kefareti budur.”

Maide-89. ayette yemin bozmanın kefareti 4 türlüdür. Fakat hac yasağını delmenin cezası yoksulları yedirme kefareti ya da oruç ile sınırlandırılmıştır. Bu durumda av yasağının kefaretleri; hediye dışında on fakire yedirmek veya 3 gün oruç olur.

ŞEYTAN TAŞLAMA HAC İBADETİNDEN MİDİR?:

Şeytan taşlama Kur’anda işareti dahi olmayan bir uygulamadır. Mezhepler farz diyemeseler de vacip diyerek, gerekli göstermiş, hangi gün kaçar taş atılacağına kadar detaylar üretilerek hac ibadetine ilave etmişlerdir.

Kur’an merkezli yaşayan bir müslümanın hac görevini ifa ederken, hakkın içine batıl olan bu trajikomik uygulamayı reddetmesi gerekir.

HACERUL ESVED TAŞININ DURUMU NEDİR?:

Bu taş ile ilgili rivayetlere göre, onu kutsal gören müslümanların sayısı hiç az değildir. Bu taşa dokunmanın veya onu selamlamanın Kur’andaki hac ibadeti ile yakında uzaktan alakası yoktur.

Kur’an merkezli yaşayan bir müslümanın hac görevini ifa ederken, hakkın içine batıl olan bu trajikomik uygulamayı reddetmesi gerekir.

VEKALET HACCI VAR MIDIR?:

Bu tür bir hac ifası, Kur’ana göre mümkün değildir. Ali İmran-97. ayet der ki;

Ali İmran-97:” Orada apaçık ayetler vardır. Kim İbrahim’in makamına girerse güvende olur. İnsanlardan onun yoluna gücü yetenin, Beyt’i haccetmesi Allah içindir. Kim nankörlük ederse, doğrusu Allah alemlere ihtiyaç duymaz.”

Bu ayetten Hacc vazifesini, ancak gücü yeten kulların yapabileceğini öğreniyoruz. Hac görevinin vekaleten ifası ile Kur’anda işaret ve bilgi yoktur. Diyanetin fetvası ise rivayetlere dayanmaktadır.

Bu durumda Kasas-85. ayet ile Allah rasulu Muhammed nebiye sadece Kur’anın farz kılındığını hatırlatmak isterim. O halde bir farz ile ilgili Kur’anda olmayan bir hükmü nebinin vermesi imkansızdır. Bu iddialar da kendisi adına uydurulmuş iftiralardan biridir.

KUR’ANDAKİ HAC GÖREVİ İLE BİLİNMESİ GEREKENLER:

  1. Şeytan taşlama haccın ruknu değildir.
  2. Hacerül Esved taşına dokunma haccın ruknu değildir.
  3. Haccın haram olan 4 ay içinde yapılır. Fakat 2 ay 10 güne sıkıştırmak yanlıştır.
  4. Safa ile Merve arasında tavaf farz değildir, kişinin tercihine kalmıştır.
  5. Kadının tek başına Hacca gidemeyeceği doğru değildir. Böyle bir yasak hiçbir ayette söz konuş değildir.
  6. İhram, dikişsiz elbise giymek değildir. İhram, ayetlerde sayılan yasaklara uymaktır.
  7. Hac ibadeti olarak zorunlu durumlarda 2 gün içinde de tamamlanabilir.
  8. Vekalet haccı Kur’anda yer almaz. Muhammed nebiye Kur’an farz kılındığı için vekalet haccı ile ilgili rivayetler kendisine atılmış iftiradır.
  9. Hacca gidenin tüm günahların silineceği bilgisi, Kuran’da yer almaz. Kişi ancak bu sonucu umut edebilir. En doğrusunu Allah bilir.