KUR’ANDA AY TAKVİMİ VAR. BİZLER İÇİN NEDEN AY TAKVİMİ ÖNEMLİ?

Kur’an, ay takviminden bahseder. Bakalım;
Bakara-189: “Sana, hilallerden soruyorlar. De ki “Onlar, insanlar ve hac için vakitlerdir.”
Yunus-5: “Güneşi ışık, ayı da aydınlık yapan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aya evreler belirleyen Allah’tır.”
Neden ay ve güneş takvimi arasında 10-11 günlük fark var?
Bunun sebebi, tamamen gökyüzündeki “iki farklı tur” süresinin birbirinden farklı olmasıdır.
Aslında Ay takvimi “hızlı” gittiği için değil, Güneş yılına göre daha kısa bir yolu olduğu için her yıl öne geçer.
Güneş Yılı (Miladi): Dünyanın güneş etrafındaki 1 tam turudur. Bu süre olarak 365 gün 6 saattir.
Ay Yılı (Hicri): Ayın dünya etrafında 12 kez dönmesidir. Ay’ın bir evresini tamamlaması, burada dikkatinizi çekmek isterim, özellikle hilalden hilale dönmesi için geçen süre yaklaşık 29.5 gündür.
Ay’ın, Dünya etrafındaki bir tam turunu tamamlaması, uzaydaki sabit bir yıldıza göre 27,3 gündür. Fakat Ay, Dünya etrafında dönerken; hem güneş kendi istikametinde ilerlediği hem de Dünya Güneşin etrafında ilerlediği için, Ay’ın tekrar Güneş’le aynı hizaya gelip “Yeni Ay” (Hilal) olması için biraz daha yol gitmesi gerekir. Bu süre ise yaklaşık 29,5 gündür.
Tevbe-36:Allah’ın katında ayların sayısı on ikidir. Gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın yasasında, o aylardan dördü haramdır..” ayetinin beyanı ile bir yılda 12 ay olduğunu biliriz.
Bu durumda;
29,5×12 =354 gün çıkar.
365 – 354 = 11 gün fark oluşturur.
Yani her yıl Ay takvimi, Güneş takviminden 11 gün önce seneyi tamamlar.
Peki Allah neden ay takvimini tercih etti?
Bildiğimiz bir sebebi şöyle ifade edelim. Eğer Ay takvimi ile Güneş takvimi eşit olsaydı yani her ikisi de 365 gün olsaydı, ibadetlerimiz her zaman aynı mevsime hapsolurdu.
Örneğin: Ramazan orucu ya da hac, hep kışın kısa ve serin günlere veya hep sıcak ve uzun günlerde sabitlenebilirdi. Oysa bu 11 günlük fark sayesinde Ay takvimi, Güneş yılı içinde sürekli “döner” ve yaklaşık 33 yılda bir Ramazan ayı başladığı mevsime geri döner.
Bu durum ise; dünyanın her yerindeki müslümanların hem uzun hem kısa, hem sıcak hem soğuk günlerde ibadet ederek adaletli bir döngü yaşamasını sağlamaya neden olur.