ERKEK, EVLENMEK İSTEDİĞİ KADINLA EVLİLİK ÖNCESİ GÖRÜŞEBİLİR Mİ?
Evet, erkek kadına evlenme isteğini söyleyebilir. Bunu yapması için onunla bir araya gelmesi gerekir.
Bakara-235: Kadınlara evlenme isteğinizi söylemenizde veya onu içinizde gizlemekte size bir günah yoktur. Allah sizin kadınları anacağınızı bilir. Ancak meşru konuşmak için onlarla açıkça sözleşebilirsiniz….
Bunlar önemli değil diyenler için zaten her şey serbesttir. Allah’ın ayetleri herkesedir ama mesajı sadece önemseyenler pratik edecektir.
MEHİR VERMEK ERKEK İÇİN FARZ MIDIR?:
Evet, erkek için bir çok ayette farz olan mehri verin der.
Maide-5: ..Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlara mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman….
Nisa-24: …farz olan mehirlerini verin.
MEHİR KİME VERİLİR?:
Mehir bizzat kadının kendisine verilir, ailesine değil. Bu nedenle başlık parası değildir.
Nisa-20: “Eğer eşinizden boşanıp, başka biriyle evlenecek olursanız, boşadığınız eşinize kantar ağrılığınca vermiş olsanız bile, verdiğinizden hiçbir şeyi geri almayın. Ona verdiğinizi, iftira ederek ve apaçık günah işleyerek mi geri alacaksınız!”
Maide-5: ..Mümin kadınlardan iffetli olanlar ile sizden önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlara mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman….
MEHİR NE İÇİN VERİLİR?:
Mehir, kadını donatmak için verilir. Erkek, kadının yapmak istediği harcamaları için verir.
Nisa-24: O halde onları donatacak kadar farz olan mehirlerini verin.
ERKEK MEHİR BELİRLEMEDEN EVLENEBİLİR Mİ?
Evet evlenebilir. Bunu, mehir belirlemeden ve kadına hiç dokunmadan boşanmaktan bahseden ayetten anlarız.
Bakara-236: Henüz dokunmadığınız ve kadınlara farzı(mihri) ayırmadan boşamanızda size günah yoktur.
KADIN MEHRİ ALMAKTAN VAZGEÇEBİLİR Mİ?:
Elbette vazgeçebilir. Ama kadının rızası önemlidir. Onu, vazgeçmeye zorlamak ayete muhalif olmaktır.
Nisa-4: Kadınlara mehirlerini armağan olarak veriniz. Eğer onlar mehirlerinden bir kısmını gönüllü olarak size bırakırsa, o takdirde onu afiyetle yiyiniz.
NİKAH İÇİN AİLE İZNİ GEREKLİ Mİ?
Evet gereklidir. İlgili ayeti;
Nisa-25: “Sizden kimin mümin hür kadınlarla evlenecek gücü yoksa, anlaşmayla malik olduğunuz mümin kızlarınız ile evlensin. Allah, imanınızı en iyi bilendir. Sizler, birbirinizdensiniz. Zina edenlerin dışında iffetli olanlar ve evliyken dost edinmeyenlere mehirlerini marufa göre verin ve ehlini izni ile nikahlanın. Evlendikten sonra bir fahişelik yaparlarsa, onlara ceza, hür kadınların cezasının yarısıdır. Bu içinizden günahtan korkanlar içindir. Sabretmeniz sizin için hayırlı olandır. Allah Gafurdur, Rahimdir.“
Gördüğünüz üzere bir erkek, bir diğer anlamı köle olarak tanımlanan “ma melaket eymanukum” içinden bir kız ile nikahsız birlikte olamaz. Aksi takdirde zina etmiş olur. Bir erkek onlardan biri ile evleneceği zaman mehirini vermek zorundadır. Sadece evlenmekte köle kadını özgür yapmaz. Yanlış bilinen ve nebiye de atfedilen bilgilerden biri de budur
Onlardan biri ile evlenirken ayrıca ehlinin iznini alma şartı getirilmiştir. Ehli, ayrıca zilyed anlamına da gelir. Ayetteki kadın köle kadın olunca zilyedi, efendisi de olurken; hür kadın olmuş olsaydı ondan 1. dereceden mesul olan anne-babası olurdu.
Bu durumda hür olsun veya olmasın bir kadınla evlenmek için ailesi veya ehlinden izin almak gerektiği oldukça açıktır.
NİKAH DUYURULMALI MIDIR?
Nisa-25. ayet gereği zilyed veya aileden izin alınması demek, zaten çok sayıda kişinin nikahtan haberi olması anlamına gelir. Doğal olarak nikah, olağan şekilde duyurulmuş olur ve aşağıda bahsedeceğim nedenlerle mutlaka duyurulmalıdır.
NİKAH İÇİN ŞAHİT GEREKLİ Mİ?:
Evet gereklidir. Evliliğin manevi boyutu bir tarafa, mehirin maddi içeriğe sahip olmasından dolayı ticari bir boyutu vardır. Bakara-282. ayette borçlanma ve karşılıklı borçlanma şeklinde alış veriş ilişkileri düzenlenmiştir.
Mehir ise, erkeğe farz olan tek taraflı borçlanmadır ve 2 şahit gereklidir.
Evet ortada satılan bir ticari meta yoktur ama erkek tarafından alınıp sadece kadına verilmesi gereken bir mal-para-altın vb maddi karşılık yani bir alış ve veriş söz konusudur. Dolayısıyla evliliğin farz olan bu basamağında Bakara-282. ayet gereği mehirin yazılması ve şahitlerinin olması gerekir.
Şahitlerse sıradan değil gerçekten adil şahitler olmalıdır.
Rüşd olmaları şartıyla evlenecek kişilerin varlıklı yetimler olması durumunda, üzerlerine geçecek malların devrinde de Nisa-6. ayet gereği Allah, şahit bulundurulması emredilirken, maldan kıymetli insanın insana emanetinde şahit aranmaması mümkün değildir.
Boşanma aşamasında şahitler istenirken, yine farz olan ama sadece sözden ibaret olan nikah kısmında şahitlere gerek yok gibi bir düşünce çok ciddi yanlıştır.
Evlenirken şahide gerek yok iddiası doğru olsaydı, şahidi olmayan bir evlilik biterken neden 2 şahit istendi peki?
Bu 2 şahit, bir boşanmaya şahitlik edecekse bilinen ve resmi nikah olmadıktan sonra zina birlikteliği midir yoksa evlilik midir, nasıl ayıracaktır?
Şahitler sadece boşanma nedenlerine değil, bu iki kişinin evli olup-olmadığına da şahitlik etmek zorundadır. Peki duyurulmamış ve ispatı da olmayan bir evliliğe güvenilir şahitler nasıl şahitlik yapacaktır?
Şahitsiz, kayıtsız ve duyurulmamış evliliklerde yaşanacak olaylara bir kaç örnek verelim;
Şahit ve kayıt olmadığı için; kadının zina ettiği erkeği, kocası olarak duyurup evli olduklarını iddia etse ve erkeği sorumluluk altına sokmak istese, aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; erkeğin zina ettiği kadını, karısı olarak duyurup evli olduklarını iddia etse ve kadını sorumluluk altına sokmak istese, aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; bir kadın iftira ederek, şu erkekle evliyiz dese aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; bir erkek iftira ederek, şu kadınla evliyiz dese aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; bir kadın iftira ederek, ölen erkekle evli olduğunu iddia ederek mirastan hak istese aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; bir erkek iftira ederek, ölen kadınla evli olduğunu iddia ederek mirastan hak istese aksinin ispatı nedir?
Şahit ve kayıt olmadığı için; evlilik olsa bile kadın, kendi ve çocukları için ölen kocasının mirasından hak talep edemez.
Şahit ve kayıt olmadığı için; evlilik olsa bile erkek, kendi ve çocukları için ölen karısının mirasından hak talep edemez.
Kaldı ki şahit ve yazılı mehir kağıdı; olası çekişmeli boşanmalarda erkeğin mehiri inkar etmesine veya daha az mehir vermeye çalışmasına ya da kadının belirlenenden çok daha fazla mehir istemesine engel olmak, aslında hem kadını hem de erkeği ama özellikle kadını boşanma ve evlilik sonrası hakkını korumak için çok önemlidir.
Erkeğin tek sözüyle evlilik bitmesin diye şahit istenirken, şahit istemeden evlilik yapmış olmanın; kadının, doğacak çocukların ve nesebin korunması aleyhine doğuracağı sonuçlar baştan göze alınmalıdır.
Şunu da soralım; şahitsiz ve duyurulmadan yapılan ve dahi biten evliliklerle; bir kadının hayatında kaç koca ve bir erkeğin hayatından tahmini kaç kadın geçecektir?
Kur’anda evlilik, neseb ve miras hukuku çok ciddi meselelerdir.
Kayıtsız ve şahitsiz nikah türü, “Muta nikahının” başka bir çeşididir.
Şeri hukukun uygulandığı zamanlarda bile; boşanma ve ölüm durumlarında hak ve miras paylaşımı için nikah şahidi olur ve kayıtlar tutulurdu. Bugün dini nikah, resmi nikah kabul edilse; şu anki resmi nikahtan hiç farklı olmayacak olup, dini nikah yine kayıtlara girecekti. Yani her şekilde nikah için şahit şarttır.
Benim kanaatime göre kadın; şahitli de olsa yukarda saydığım nedenlerle imam nikahı talebini kabul etmemelidir. Çünkü dini nikah çoğu zaman erkeğin şehvet ihtiyacını karşılamak için yapılır. Hesap yok, sorgu yok, mehir harici kadına güvence yok.
Bizim kültürümüzde mehirin nikah esnasında belirlenip yazılması bu ayetler ışığında yapılır.
Ki yukarıdaki sebeplerle, özellikle adil şahitlerin bulunması, art niyetli velilerin çok farklı nedenlerle yaptırmaya zorlayacakları evliliklerin yapılmasına da engel olacaktır.
Bu konuda günümüz evlilik ve boşanma sorunlarına dikkatinizi çekmek isterim. Tabi ayetler hayatlara tatbik ediliyorsa, bu ayetlerin hayatımızda etkisi olacaktır.
Aksi takdirde, her insan istediği gibi evlenir ve boşanır. Ama yaptığı seçimin olası sonuçlarından da şikayetçi olmamalıdır.
Kur’anda bazı hükümler çok net verilmiştir, örneğin mehir.
Ama nikah için şahitlik mevzusu, ayetler arasında bağlantı kurmamızı gerektiren bir konudur. Kur’anda hükmü görmek dediğimiz de tam da budur.
Allah insanlara okumaları için vahyini, muhakeme için akıllarını ve seçmek için iradelerini vermiştir. Kimi doğru seçim yapacaktır kimi hatalı. Kimi tevbe edecektir, kimi hatasında ısrar.
Özcesi; ayetlerin mesajı herkesedir ama mesajı sadece onları önemseyenler alacaktır.