KUR’AN İNCE DERİLERE YAZILDI VE NEBİ ZAMANINDA KİTAPLAŞTI

Kütüb-i Sitte muhaddislerinden en sahih kabul edilen Buhari’nin kitaplarındaki rivayetlere göre ayetler; hurma dalı, deri parçaları, kürek kemikleri vb yerlerde yazılı olup, nebi zamanında kitaplaşMAmıştır.

İddia şu ki; Allah nebisine son ayetini indirmiş, 23 yıllık zahmetli dönem bitmiş, nebi veda hutbesini bile vermiş ama Allah nebisini apar topar vefat ettirmiş, inen ayetler dalda, kemikte orada burada öylece kalmış ve sonraki halifelerin emriyle bir araya getirilmiştir.

Oysa Kur’an tüm bu iddiaları çöp etmektedir. İlgili ayetlere bakalım;

Tur-1-2-3:“Andolsun Tur’a, yayılmış ince deriye satır satır yazılmış Kitaba

Abese-13:“O şerefli sayfalardadır.

Ayetlerinde; vahiylerin satırlarda ve satırlarında kitapta olduğu bahsedilen kitap Kur’andır.

Bu ayetler indiğinde Muhammed nebi hala yaşamakta ve vahiy hala gelmektedir. 

Üstelik nebiye gece kalkarak, vahiyleri düzenlemesi emrediliyordu.

Müzemmil-3-4: “Gecenin yarısında veya ondan biraz eksilt veya artır. Ve Kur’anı sıraya göre düzenle.

Özetle; Muhammed nebi yaşarken ayetler; ince deriler üzerine yazılıyor, şerefli sayfalar diye nitelendiriliyor ve kitap halinde tutuluyordu.

Kaldı ki ayetler, yayılmış yani kağıt gibi açılmış deriye yazılyorduysa bu ayetler geldiğinde sahabe, bu ayetlerde bahsedilen ne kitabı, ne derisi, ne sayfası, sayfalarda olan nedir dememiş midir peki?

Kim ki Kur’anın Muhammed nebiden sonra kitaplaştığını iddia ediyor veya Kur’andaki cevabını bildiği halde bilmiyormuş gibi sorarak nazikçe zihninize şüphe tohumu atıyorsa o kimseler karşı uyanık olun. Çünkü ben, doğrudan saldırıp tepki almaktansa, nazikçe aksini sorarak şüphe tohumu atanlarla sıkça karşılaşmaya başladım.

Kur’an elinizin altında ve kimseye muhtaç değilsiniz.

Yukardaki iddia, iddiadan öte öyle bir iftira ki buradaki iftiralar zincirini ve kimlere iftira edildiğini fark etmenizi önemle rica ederim.

Allah rasulu Muhammed nebiye, sahabelerin isimleri kullanılarak rivayetlerle atılan 2 iftira örneği vermek isterim;

1) Buhari, Kitabu’l Tefsir,199,C.9,s.4423-4424;

“(…) Zeyd İbn Sabit El-Ensari’ye atfedilen rivayette, Ebu Bekir ve Ömer’in görevlendirmesiyle Zeyd diyor ki;

“Ben kalktım, Kur’anın ardına düşüp gereği gibi araştırdım ve onu yazılı bulunduğu deri parçalarından, kürek kemiklerinden, hurma dallarından ve hafızların ezberlerinden bir yerde topladım. Ve Et-Tevbe suresinin iki ayeti Ebu  Huzeyme El-Ensari’ninyanında buldum. O iki ayeti ondan başka kimsenin yanında bulmadım.

Neticede içlerinde Kur’an toplanılan bu sahibeler, Allah kendisini vefat ettirinceye kadar Ebu Bekr’in yanında kaldı.”

2) Buhari, Kitabu’l Cihad Ve’s-siyer,47,C.6,s.2624;

“Ebu İshak şöyle dedi:

Ben El-Bera’dan işittim, şöyle diyordu. “Müminlerden oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla, savaşanlar müsavi olmaz….” ayeti indiği zaman Rasulallah(s.a.v) Zeyd’i çağırdı. Zeyd bir kürek kemiği ile geldi ve o ayeti yazdı.”

Allah rasulu Muhammed nebi ve sahabelere iftira eden yukardaki rivayetlerden sonra şimdi de aşağıdaki rivayete bakalım;

3) Buhari, Kitabu Fedail’l Kur’an,39,C.11,s.5112;

“Abdulaziz İbn Rufey şöyle dedi:

Ben Şaddat İbn Ma’kıl ile beraber İbn Abbas’ın yanına girdim. Şaddat İbn Ma’kıl Abbas’a; Peygamber(s.a.v) bir şey bıraktı mı? diye sordu.

İbn Abbas: Mushafın iki yanını kuşatan ciltler arasında bulunandan başka bir şey bırakmadı, dedi.

Biz yine beraberce Muhammed İbnu’l Hanefiyye’nin yanına girdik ve ona aynı suali sorduk.

Muhammed İbnu’l Hanefiyye de: İki kapak arasında bulunandan başka bir şey bırakmadı, dedi.”

Şu çok ilginç bir durum;

Bir çok konuda, o hadisin tam zıddı bir hadis daha bulunmaktayken bir müslüman neden bunu sorgulamaz, neden nebiye bir öyle bir böyle dedirtildiğini ve kendisinin düşürüldüğü durumu tefekkür etmez, bu çok üzücüdür.

Rivayetlerde bahsedilen kişiler güvenilir kabul edilen sahabelerse, aynı ve çok önemli bir konuda nasıl bu kadar zıt beyanda bulunabilirler!

Aslında zıt beyanda bulunmadılar da. Fakat Kur’anı tahrif edemeyenler, nebi sözlerini tahrib ettiler, ekleme ve çıkarma yaptılar. Bu tahribatı yaparken de sahabe isimlerini ise cömertçe kullandılar.

İftira zinciri o kadar çirkin ki iftiraya kurban gidenler; ismi kullanılan sahabeler, nebi ve en önemlisi Allah’tır.

Bu rivayet bulanıklığında tek berrak gerçek vardır, onu da Kur’an açıklar. O gerçek;

KUR’AN, NEBİ ZAMANINDA KİTAPLAŞMIŞ VE SAYFALAR ŞEKLİNDE İNCE DERİLERE YAZILMIŞTIR.

Dikkat çekmek istediğimiz diğer husus;

Rivayetlerin bir kısmı Kur’anla örtüşürken bir kısmı Kur’anı yalanlar.

Bu durumda iki rivayet birbiri ile çarpışır.

Bizim kabul etmediğimiz rivayet, Kur’an ile çarpışan rivayetlerdir.

Tur-1-2-3:“Andolsun Tur’a, yayılmış ince deriye satır satır yazılmış Kitaba”

Abese-13:“O şerefli sayfalardadır.”

Hicr-9: “Kur’anı biz indirdik. Kur’anın koruyucular da biziz. ”

Ayetleri buradayken, Kur’anla çarpışan rivayetlere iman edenlerin için en acı gerçek;

Beni hadis inkarcısı diye yaftalarken kendilerinin, ayetleri inkar eden durumuna düşmüş olmalarıdır.

Bu yanlıştan Allah’a sığınırım.

 

Subscribe
Bildir
guest
6 Yorum
En Yeniler
Eskiler
Inline Feedbacks
View all comments
Mustafa
Mustafa
5 Eylül 2024 22:51

Çok güzel tespitler. Çok yararlı.

Mücahit
Mücahit
8 Mayıs 2024 12:03

Her yazınızı okumaya çalışıyorum. Çok değerli tespitler. Teşekkür ederim. Allah sizden razı olsun.

serdar
serdar
24 Şubat 2024 13:52

Buhari İslam dininin içini boşaltan uyduruk hadisler üreten bir şahsiyettir.

Last edited 2 yıl önce by serdar