Kehf-94: Onlar dedi ki: “Ey Zülkarneyn! Yecuc ve Mecuc yeryüzünde bozgunculuk yapıyor. Bizimle onlar arasında bir set yapmana karşılık sana ücret verelim mi?
Kehf-95: Zülkarneyn dedi ki “Rabbimin bana kazandırdığı güç daha hayırlıdır. Siz bana kuvvet ile destek olun ki sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel(radma) yapayım.
Kehf-96: Bana büyük demir parçaları getirin!” Zülkarneyn iki dağın arası eşitlediğinde “körükleyin!” dedi. Nihayet demiri parlattığında “Bana katran getirin, üzerine dökeyim.” dedi.
Bu ayetlerden birçok bilgi edinebiliriz.
Yecuc ve Mecuc hakkında Kur’anda çok bilgi yer almasa da insan kavmi olmadıklarını anlayabiliriz. Çünkü onlar yeryüzünde değil yer altında yaşayan canlılardır.
Kimi dönemlerde insanların bazı tehditler nedeniyle yer altı şehirleri kurduğu ve yaşadığı bilinir ama ayetlerin devamı böyle olmadığını gösterir. Yecuc ve Mecuc ayetlerden anlaşıldığı kadar insanlara ciddi zarar veren varlıklardır. Zulkarneynden onlara karışı set yapması istendiğinde O, set değil yeraltına inen girişi doldurarak kapatmayı tercih eder. Bu giriş yerde olan bir giriştir.
Örneğin neden bir mağara girişi olmasın diyecek olursanız, dikey bir girişe demir yığıp demiri yumuşattığınızda bir de eriyen demiri zaptetmek zorunda kalırsınız. Bu girişin tonlarca demir eritilerek doldurulması ve üzerinin de yine aynı şekilde kapatılması, onların yer altında oldukça geniş bir alanda yaşadıklarını ve insanlar için ciddi tehdit olduklarını gösterir.
Yoksa hiçbir insan kavmi toprağa içine hapsedilerek ve üzerleri bu denli sıkı kapatılarak helak edilmemiştir. Ki zaten tamamen yok edilmemiş, yaşamlarına devam etmektedirler.
Bir diğer konu demirin üzerine kıtr mı yoksa katran mı döküldüğü ise kimilerince tartışmalıdır. Katran kelime olarak sadece 1 ayette (İbrahim-50. ayette) cehennem azabı için kullanılır.
Erimiş demirin üzerine bakır değil katran dökülür demek, akla zarardır. Çünkü günümüz mühendisliğinde bile pratik veya endüstriyel anlamda erimiş demire katran doğrudan dökülmez ve bu işlem önerilmez.
Modern katran (asfalt benzeri petrol türevi) ise organik bir madde olup erime noktası 50-100°C civarındadır. Demir ise 1538°C erir. Eğer erimiş demir üzerine katran dökülse, katran anında yanar, kömürleşir ve zehirli gazlar (karbon monoksit, hidrokarbonlar) çıkarır. Çıkan gazın erimiş demire değil ancak çevreye ve canlılara zararı olur. Demirle kimyasal reaksiyon gerçekleşmez. Metalurji mühendisliğinde de demire katran eklenmez bilgisi mevcuttur..
Katran dolgu maddesidir, yapışkandır ama erimiş demirle karıştırılırsa, alaşım bozulur ve mukavemet düşer.
Bakırsa, demirin sıcaklığında erimiş halde kalır ve dökümde kullanılabilir, metalurjide “kaplama” veya “lehimleme” de kullanılır. Yüzeyi güçlendirir, oksidasyonu önler ve daha sağlam kılar.
Ayet, o dönemde öğretilmiş bir mühendislik bilgisinden bahsetmektedir. Bu bilgiler modern bilimin de verileriyken hala erimiş bakır değil katran demek, maddelerin gerçeğine ve bilimin verileriyle inatlaşmak demektir.