Diyanetin meali;
Fatır-10: “Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir. Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.”
Fatır-10. ayetteki meal hatası, dikkatten kaçan bir hatadır. Çünkü hata, hatalı haliyle de mantıksız değildir.
Diyanet ve bir çok mealde ilgili kısım, “iyi amelin güzel sözleri yükselttiği” şeklinde çevrilmiştir. Buna sebep olan sorun; “Yerfehu” fiilindeki hu zamirinin “güzel sözlere” gittiğini düşünmektir. Oysa bu zamir her zaman bir önceki ismi veya nesneyi nitelemez.
Ayetin doğru meali aşağıdadır;
Fatır-10: “Her kim izzetli olmayı isterse izzetin tamamı Allah’a aittir. Hoş bir söz ve iyi amel O’na çıkar, onu(kişiyi) yüceltir. Kötülük planlayanlar için çetin bir azab vardır. Onların tuzağı bozulacaktır.”
Ayette izzet isteyen kişiye atıf yapılarak, izzetin Allah’a ait olduğu açıklanır. Yani izzet ancak Allah’tan alınabilir.
Allah’ın izzeti verme yolları gösterilmiş, hoş söz ve salih amele işaret edilmiştir.
Ayette bu eylemlerin, izzet isteyen kişiyi yücelteceği yani ancak bu şekilde izzet sahibi olacağı açıklanmıştır.
Yani “yerfehu” fiilindeki “hu” zamiri, izzet isteyen kişidir, meallerdeki güzel sözü yücelten iyi amel değildir.
Bu şekildeki çeviriye delilin nedir derseniz, delilim Kur’anın mesani özelliğidir. Onun mesani özelliği, bize hu zamirinin doğru adresini göstermektedir. Önce mesani anlatım ne demek ona bakalım;
Allah’ın olayları hep ikili yani karşıtlı olarak anlatmasıdır. Gök, yer; cennet, cehennem; melek, şeytan; emir, nehiy; va’d ve va’id gibi zıddı veya karşı kutbu olanları birbiri ardından anlatır.
Müminlerin hali anlatıldıktan sonra kafirlerin hali; Allah’ın gökteki kudret işaretlerinin ardından yerdeki kudret işaretleri; zamandaki tevid kanıtlarının ardından mekandaki tevhid kanıtları anlatılır.
Bu anlatım uslubu, zıddıyla anlatılan şeylerin daha iyi kavranmasına yardımcı olur.
Buna Kur’anın mesani özelliği denir.
Hata ayetin ilk kısmında yapıldığına göre kalan kısmına bakalım;
Ayetin geri kalanında, kötülük yapanlar ve yaptıklarının akıbetinden bahseder. O halde mesani özelliği gereği ayetin ilk kısmında da iyilik yapandan ve yaptıklarının akıbetinden bahsetmelidir. Ve bahseder de. Hoş söz ve salih amel, iyilik yapan kimselerin yapmaları gerekendir ve akıbeti de izzettir.
Özcesi bu özellik bile, “hu” zamirinin kime gittiğini ispatlamaya kafidir.
Çok yerinde bir değerlendirme olmuş
Aleykümselam sayın şahin. Çok sevindim. Allah sizlerden de razı olsun. 19 mucizesi denen iddianın süreç kısmıyla değil sonuç kısmıyla ilgilenenlerdenim.
Kapsamlı bir çalışma ister. Elimde meal çalışmam da olduğundan biraz gecikse de inşaallah niyetine girelim.
Sayın Nursel Durabay! Allah’ın Selamı Üzerinize Olsun! Sizin Makalelerinizi Okuyup Faydalanıyoruz. Allah Sizden Razı Olsun. Siz den Ricam, Bir Sonraki Makalede 19 Mucizesi Diye Bilinen Konu Üzerine Yaza Bilirmisiniz?