Önceki makalemde; Meryem-66..72. ayetlerin verdiği bilgi ile tüm insanların cehennem çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır edileceğini sonrasında sakınanların kurtarılarak zalimlerin cehennemde diz üstü çökmüş olarak bırakılacağından bahsetmiştik.
Cehennem azabının sonsuz olduğuna dair yazımın linki;
Peki cehenneme azap için giren, arındıktan sonra çıkabilir mi?
Kitap ehlinden olan kimselerin iddiası; “Ateşin kendilerine sayılı günler dokunacak” olduğu iddiasıdır. Oysa Allah bu iddialarını yalanlar. Yalanladığı ayetler;
Ali İmran-24: “Bu onların, “Ateş bize ancak sayılı günler dokunacak” demelerindendir. Dinlerinde uyduruyor oldukları şeyler onları yanılttı.”
Bakara-80: “Ateş bize ancak sayılı günler dokunacak.” dediler. De ki “Allah katından bir söz mü aldınız ki Allah, sözünden dönmeyecek. Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Allah 80. ayette, verdiği genel hükmünü hatırlatmaktadır.
Allah hükmünü verdiği sözünden, onlar için vazgeçeceğine dair bir vaat verip-vermediğini ironi yaparak yüzlerine vurmaktadır. İddialarınınsa, kendilerini yanılttıkları bir uydurma olduğunu açıklamaktadır.
Allah cehenneme giriş ile ilgili 2 hüküm vermiştir.
1- Müşrikler, münafıklar, kafirler ve suçları kendilerini kuşatanlar için hüküm;
Kur’anda Allah; müşrik ve münafıklar için “kafir” der. Onlar için cehennemden asla çıkış yoktur. İlgili ayetler bakalım;
Araf-40: “Ayetlerimizi yalanlayanlar ve ona karşı kibirlenen kimselere, onlara gök kapıları açılmayacak ve halat/deve iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz suçluları böyle cezalandırırız.”
Bakara-81: “Hayır! Kim bir kötülük kazanır da suçları kendisini kuşatırsa, onlar ateş ehlidir. Onlar, ateşte ölümsüzdür.”
Ateşte ölümsüz olmaları demek, ateşin içinde ölümsüz olarak kalacakları anlamını taşır. Bu cümlede, bir süre sonra ateşten çıkacaklarına dair herhangi bir işaret yoktur. Yukardaki ayetlerden anladığımız; ateş halkından olarak cehenneme girenin çıkmasının mümkün olmadığıdır.
2- Diğerleri için hüküm;
Bu kısımda ise, rivayetlere dayalı olarak müslümanların iddiası söz konusudur. Onların iddiası; kafirlerin cehennemde sonsuza kadar kalacaklarıdır ki bu ayetlerle sabittir. Ama kalplerinde zerre iman olanlarınsa cehennemde arındıktan sonra cennete geçecekleri yönündedir.
Fakat Allah’ın hükmü, iddialarından farklıdır. Allah’ın hükmü diğerleri için aşağıda açıklanmıştır;
Müminun-102-103: “Kimlerin tartısı ağır gelirse, işte onlar başaranlardır. Kimlerin de tartısı hafif gelirse, işte onlar kendilerine yazık edenlerdir, cehennemde ölümsüzdürler.
Cehennemde ölümsüz olmaları demek, cehennemden asla çıkamayacakları anlamını taşır. Cehennemden çıkacaklarına dair işaret yoktur.
Ayette gördüğünüz üzere, kişinin müslüman olup-olmamasından bahsedilmez. Bu kimseler müşrik, münafık, kafir veya suçları kendilerini kuşatmış kimseler değildir.
Fakat bu kimselerin sorgularında; tartının hafif veya ağır gelmesi hangi halktan olacaklarını belirleyecektir. Ama bu kimseler için Allah’ın merhameti söz konusu olabilir. Şu ayeti müjde olarak yazıma eklemeyi dilerim.
Nisa-48: “Kesinlikle Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Dilediği kimse için bundan başkasını bağışlar. Ve Allah’a ortak koşan kimse, gerçekten Allah’a büyük bir günahla iftira etmiştir.”
Bu durumda kişinin tartısı hafif gelip cehennem halkından olabilecekken, bu ayetin müjdesi ile cennet halkından olabilecektir. Bu kimseler imanlarına şirk bulaştırmamış ama sevapları da kafi gelmemiş kimselerdir.
Allah sudurda olan nefsin özünü bilendir. Elbette Allah’ın kulunun kara kaşını-gözünü, milliyetini veya cinsiyetini değil dünya yaşamındaki kendisine yönelme istek ve gayretini, rahmeti için dikkate alacağı hususlardan olabileceğini ümit etmekteyim.
Gelenekle bu noktada ayrışırım. Ben bu ayetlerden, böyle kimselerin Allah’ın rahmeti gereği cehenneme uğramadan cennet halkı olacağını anlarım. Ama gelenek; bu kimselerin cehenneme girip-arınıp cennete geçeceklerine iman eder. Bu imanlarına dayanak ise sadece rivayetlerdir.
Ama şuna imanım tam ki; Allah rasulu Muhammed nebi asla Kur’anda olmayanı söylememiş ve olmayanla hüküm vermemiştir.
Gönlümden geçen ile ayetlerin hükmü farklıdır. Doğrusunu ise Allah bilir.