HİKMET SÜNNET DEĞİL KUR’ANDAN BİR PARÇASIDIR

EHLİ SÜNNET, HADİSLERE İMANI FARZ KABUL EDER: Ehli sünnet “Sünnete/Hadise iman etmek farzdır” şeklinde kabule sahiptir ve Kur’andan iki delil sunar.      1.DELİL: KUR’ANDAKİ HİKMET AYETLERİDİR: Ehli sünnet “Hikmet” kelimesini Kur’andan ayırarak, hikmet ayetlerini nebinin hadislerine delil olarak kabul etmiştir. İmam Şafii’ye göre “hikmet ayetleri” ilk delildir. Bazı kabulleri aşağıdadır;  “Hikmet, Allah Rasulunun sünnetidir.”  “Allah’ın … Devamını oku

HÜKÜM KAYNAĞI KUR’ANDIR. GAYRİ METLUV VAHİY İLE HÜKÜM VERİLEMEZ

Ehli sünnetin delil kabul ettiği ayetlerden ikisi aşağıdaki ayetlerdir; Necm-2: “Arkadaşınız ne sapmış ne de azıtmıştır.” Necm-3: “Ve O hevasından konuşmaz.” Kur’anda yer almış ayetlere, vahyi metluv denir. Bu noktada vahiy kelimesine yüklenen anlam çok önemlidir. Vahiy, Allah’tan Cebrail aracılığı ile nebiye indirilen her sözdür. Fakat bizler için sadece Kur’an metnine giren vahiyler, itaat edilecek … Devamını oku

KUR’ANA ABDESTSİZ DOKUNMAK HARAM DEĞİLDİR -VAKIA 79. AYET-

Vakıa-79: “Ona ARINDIRILMIŞ olanlardan başkası DOKUNAMAZ.“ Vakıa-78. ve Vakıa-80. ayetlere göre; Vahiy, görevli melek/meleklerin dokunabileceği veya erişebileceği Kitap’ta mevcutken, oradan alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. Ayette görevli meleklerin dokunabileceği saklı Kitapsa, Allah’ın katındaki Levh-i Mahfuz’dur. Müşriklerin iddiası; “Vahiy peygambere gelirken cinler ve kötü niyetli insanlar ona başka şeyler kattılar ve onu değiştirdiler” şeklinde iftiraydı. Bunun üzerine … Devamını oku

İMAN-İSLAM ve MÜMİN-MÜSLÜMAN(=MÜSLİM) İLİŞKİSİ

Kur’an göre; “MÜMİN” ve “MÜSLÜMAN” arasında fark olduğu gibi “İMAN” ile “İSLAM” arasında da fark vardır. Terim olarak kelimelerin farklılığı, anlamın da farklılığına işaret eder. En çok yapılan hata; ince nüanslarla birbirinden ayrılan kelimelerin eş anlamlıymış gibi kullanılmalarıdır. Öncelikle “İMAN” VE “İSLAM” terimlerini inceleyelim. Aslında bu iki terim birbirinden farklı ve kopuk değil birbirini tamamlayan … Devamını oku

ÇARPITILAN AYET ARAF-157: “RASUL TEMİZ ŞEYLERİ HELAL, PİS ŞEYLERİ HARAM KILAR”

Öncelikle ayeti başındaki kısımla birlikte okuyalım. Araf-157: “Onlar ki, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, ümmi nebiye tabi olurlar. O ki,  onlara iyiliği emreder ve onları kötülükten meneder, onlara güzel şeyleri helal, pis şeyleri de haram kılar. Onların üzerlerindeki ağırlıkları ve prangaları kaldırıp atar. Ona inananlar, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve … Devamını oku

DİN GÜNÜ ALLAH HARİÇ KİMSENİN ŞEFAATİ YOKTUR

Oldukça uzun  bir yazı olması nedeniyle, konu başlıklarını vererek anlaşılmasını kolaylaştırmak isterken, gözümden kaçırdığım ayetler olmuş ise hatırlatmanızı rica ediyorum. 1- ŞEFAAT ANLAYIŞI ve TÜRLERİ;              a- Müşrik Şefaat İnancına Kısa Bir Bakış;              b- Şefaat Ayetleri İkiye Ayrılır;             … Devamını oku

KUTSAL KİTAPLARIN TAHRİF EDİLDİĞİNİN BAZI DELİLLERİ

Bahse konu tahrif farklı şekillerde yapılır. Örneğin; Mesajın zarfı olan sözü değiştirmek, bozmak yani farklı bir kelime kullanmak ile. Kelime/cümle eksiltme veya ekleme yapmak ile. Kelime veya cümlenin aslının muhafaza edildiği durumlarda, tevil (anlam giydirme) ederek mesajın anlamını farklılaştırmak/çarpıtmak ile. Kutsal Kitabın tahrife uğrayıp-uğramadığı, eldeki en eski kitapla şuan mevcut olanlar arasındaki METİN MUKAYESESİ ile … Devamını oku

ALAK-1. AYET OKU MU YOKSA DUYUR DEMEK Mİ

اِقْرَأْ=Ikra kelimesinin kök anlamına birlikte bakalım. Bu kelimenin kökü; Kaf-Ra-Elif: Bu, fiilin temel anlamı; bir şeyi toplamak, birleştirmek, bir araya getirmektir. Diğer anlamları arasında; okumak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, nakletmek, araştırmak  vardır. Ikra, sözcük anlamı olarak esasen “bir şeyleri biriktirip onu dağıtmak, başka yerlere nakletmek” demektir. Allah’ın kulları arasından seçtiği bir kulunu RASUL olarak  görevlendirdiğinde, ilk olarak … Devamını oku