BAKARA-255, DİN GÜNÜNDE BAŞKA ŞEFAATÇİYİ REDDEDER..

Bakara-255: “O’ndan başka ilah yoktur. Daima diridir, koruyup yönetendir. O’nu ne bir uyku ne de bir uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde olanlar O’nundur. O’nun izni olmadan, katında kim şefaat  edebilir? Arkalarında ve önlerinde olanı bilir. O’nun ilminden, O’nun dilediğinin dışında hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun Kürsüsü (hükümranlığı), gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O’na ağır  gelmez. O, Yücedir, Büyüktür”
O’nun izni olmadan, katında kim şefaat  edebilir?” cümlesi müslümanlar tarafından nasıl tam tersi anlaşılır, ilginç! Oysa ayette;
Allah, kendini tastamam tanıtarak müşriklere cevap vermektedir.
Müşrikleri müşrik yapan inanç; Allah’ın dışında başka ilahlar edinip, o ilahların bazı yetkileri olduğuna inanmalarıydı.
Örneğin; edindikleri ilahların kendilerini Allah’a yaklaştıracaklarını ve de kendilerine şefaatçi olacaklarını öne sürmeleriydi.
Allah ise bu ayetle; tek ilahın kendi olduğunu, onların edindikleri ilahları reddederek onlara böyle bir yetki vermediğini;
Kendisi onlara yetki vermediği halde, o ilahların kimden izin alarak şefaat edeceklerini ağır ironi ile meydan okuyarak cevap vermektedir.
Din gününde birilerinin şefaat etmesi için Allah’ın mutlak bir yetki vermesi gerekir.
Oysa Allah yetki vermediğine göre, kimse şefaat edemeyecektir, denmektedir.
Allah’ın, din gününde kendinden başkasına şefaat izni verdiğini söyleyen cümle ayetlerde çok önemli çeviri hatası yapılmıştır.
Özetle ayetin mesajı; “Ben kimseye şefaat izni vermemişken, kim şefaat edecekmiş şeklinde bir reddiyedir.”