Cümle meallerde Hadid-11. ayetin meali aynı kelimelerle yapılmıştır, bir örneğe bakalım;
Hadid-11: “Kim ki Allah’a iyi bir ödünç verirse, Allah, ona karşılığını katlayarak verir. Ve onun için şerefli bir karşılık vardır.”
Ayetin güneş gibi hakiki anlamı varken bir çok ayette mecazi anlam oluşturulmuştur.
Mecazi anlam yekten hata değildir.
Ama bu anlam okuyupta anlayamayanlar için, mecazi anlamının neyi kastettiğine dair insanları izaha mecbur kılmıştır. Oysa;
“Borç vermek” olarak çevrilen “yukridu” fiilinin mazi anlamları arasında “dönmek”;
“Borç” olarak çevrilen “kardan” isminin “iyi veya kötü olarak karşılığını almak için birinin yaptığı şey yani amel” anlamları hakiki anlamlarındandır.
Bu durumda doğru meal aşağıdaki gibi olur;
Hadid-11: “Allah’a güzel amel ile dönecek olan kimdir? Zira Allah, onun için amelini kat kat artıracaktır. Onun için değerli bir mükafat da vardır.”
Kur’anda, yukridu ve kardan kelimelerinin aynı anlamlarda 6 ayette 12 kullanımı söz konusudur. Onları da inceleyerek, mesajların nasıl berraklaştığına siz de şahit olun isterim.
1) Bakara-245:
“Allah’a güzel amel ile dönecek olan kimdir? Zira Allah, onun için amelini kat kat artıracaktır. Çünkü Allah alır ve çoğaltır. Allah’a döndürüleceksiniz.”
2) Maide-12:
“Allah, İsrailoğullarından söz aldı. İçlerinden on iki de lider gönderdik. Allah onlara “Ben sizinle beraberim” dedi. Eğer namazı doğru kılar, zekatı verir, elçilerime inanır, onları destekler ve Allah’a güzel amelle dönerseniz, kötülüklerinizi örterim ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştiririm. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, aynı yoldan sapmış olur.”
3) Hadid-18:
Tasdik eden erkekler ile tasdik eden kadınlar, kat kat artırılmış güzel amel ile Allah’a dönerler. Onlar için değerli bir mükafat da vardır.”
4) Teğabun-17:
“Eğer Allah’a güzel amelle dönerseniz, Allah amelinizi sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah bolca veren, çok hoşgörülü olandır.”
5) Müzemmil-20:
“Rabbin senin ve seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, onun yarısında, üçte birinde kalktığını biliyor. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Allah sizin onu taksim edemeyeceğinizi bildiği için sizin tevbenizi kabul etti. Artık kolayınıza gelen zamanda Kur’andan okuyun. Allah içinizden hastalar olacağını, yer yüzünde gezip Allah’ın lütfundan arayacakları ve Allah yolunda savaşacakları bildiği için kolayınıza gelen zamanda Kur’andan okuyun. Namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a güzel amel ile dönün. Allah katında hayrdan kendiniz için ilettiklerinizi, mükafat olarak daha hayırlı ve büyük bulacaksınız. Allah’tan bağışlanma dileyin. Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.”
Kelamın fazlasına gerek yoktur sanıyorum..
Çünkü Allah’ın gönderdiği tüm kitaplar ve Allah rasulleri, bizlerin Allah’ın belirlediği güzel amellerle dönmemiz için değil miydi?